Hamilelikte Yoga ve Pilates: Trimesterlere Göre Egzersiz Önerileri
- Dafi Terapi
- 26 Oca
- 12 dakikada okunur

Hamilelik sürecinde egzersiz yapmak, hem anne hem de bebeğin sağlığını destekleyen önemli bir alışkanlıktır. Uzmanlar, herhangi bir tıbbi engel yoksa gebelikte düzenli fiziksel aktivitenin bel ve sırt ağrılarını azaltabileceğini, kabızlığı giderebileceğini ve gestasyonel diyabet ile preeklampsi riskini düşürebileceğini vurgulamaktadır. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), hamile kadınlara haftada en az 150 dakika orta şiddette egzersiz yapmalarını önermektedir. Orta şiddetli egzersiz; nabzı hızlandırıp hafif terletirken konuşabilmeyi mümkün kılan tempodur. Yürüyüş, yüzme, sabit bisiklet gibi aktivitelerin yanı sıra gebelere uygun (modifiye) yoga ve pilates de güvenli egzersizler arasındadır. Nitekim, yoga ve pilates gibi düşük darbeli (low-impact) egzersizler esneklik ve kas gücünü artırırken stresi azaltmaya ve ağrıları gidermeye yardımcı olabilir.
Ancak hamilelikte egzersize yeni başlıyorsanız dikkatli olmanız önemlidir. Egzersize başlamadan veya yeni bir programa geçmeden önce mutlaka doktorunuza danışın ve onay alın. Özellikle yoga ve pilates gibi disiplinlerde mümkünse prenatal (gebelik için özel) eğitim almış bir eğitmen eşliğinde çalışmak, hareketleri doğru yaparak olası sakatlanma riskini önlemeye yardımcı olacaktır. Aşırıya kaçmamak ve vücudunuzu dinlemek temel prensiptir. Gebelikte “az daha fazladır” yaklaşımıyla hareket edip sınırlarınızı zorlamadan egzersiz yapmalısınız. Şimdi hamileliğin birinci, ikinci ve üçüncü trimesterlerinde yoga ve pilates bağlamında hangi hareketlerin güvenli olduğuna, hangilerinden kaçınılması gerektiğine ve bunların fayda ile risklerine trimester bazında göz atalım.
Birinci Trimesterde (0-13 Hafta) Yoga ve Pilates Egzersizleri
İlk üç aylık dönemde vücudunuz hamileliğe uyum sağlamaya başlar. Bu dönemde birçok kadın yorgunluk, mide bulantısı gibi şikayetler yaşayabilir; dolayısıyla egzersiz yaparken kendi sınırlarınıza saygı göstermeniz önemlidir. Birinci trimester, düşük riskinin en yüksek olduğu dönemdir, ancak uygun şekilde yapıldığında hafif-orta düzeyde egzersiz zararlı değildir. Yoga ve pilates hareketlerini bu aşamada yaparken daha yumuşak bir tempo benimsemek ve ani aşırı eforlardan kaçınmak gerekir. Vücut ısınızı çok yükseltmemeye özen gösterin, bol su için ve egzersizi serin bir ortamda yapın (sıcak yoga/pilates bu dönemde önerilmez). İşte ilk trimester için önerilen ve kaçınılması gereken egzersizlere birkaç örnek:
Önerilen (Güvenli) Egzersizler: İlk trimesterde amaç, bedeni fazla zorlamadan güçlendirmek ve esnetmektir. Çoğu hamile, doktor onayıyla, bu dönemde mevcut egzersiz rutinine (eğer daha önce yapıyorsa) devam edebilir veya yeni başlayanlar için hafif hareketlerle başlayabilir. Aşağıdaki yoga pozları ve pilates hareketleri ilk trimesterde genellikle güvenlidir ve fayda sağlar:
Kedi-inek pozisyonu (Marjaryasana-Bitilasana): Dört ayak üzerinde yapılan bu akıcı omurga hareketi, sırt ve boyun kaslarındaki gerginliği azaltır, omurganın esnekliğini artırır ve kan dolaşımını destekler. Aynı zamanda karın kaslarını zorlamadan hafifçe çalıştırarak core stabilitesine katkı sağlar. İlk trimesterde her gün birkaç dakika kedi-inek yapmak, bel ağrılarını önlemeye yardımcı olabilir.
Ağaç duruşu (Vrksasana): Denge gerektiren bu ayakta duruş, denge ve duruş farkındalığını geliştirmeye yardımcı olur. Sırt, core (karın) ve bacak kaslarını güçlendirir. Uygularken bir duvar kenarında yapmak veya sandalyeden destek almak düşme riskini önler. Denge hissinizi geliştirerek merkezî kaslarınızı güçlendirdiği için özellikle ilk dönemde güvenli bir seçenektir.
Malasana (Çömelme pozisyonu): Ayakta başlayıp çömelerek yapılan bu yoga pozu, kalça açıcı bir harekettir ve pelvik taban kaslarını güçlendirip kalçaları esnetir. Omurga üzerine nazikçe baskı uygulayarak duruşu iyileştirir ve sindirime yardımcı olur. İlk trimesterde Malasana genellikle güvenlidir; yalnız prolapsus (organ sarkması) öyküsü olanların bu pozdan kaçınması tavsiye edilir. Dengenizi sağlamak için başlangıçta kalçanızın altına bir blok veya yastık koyabilirsiniz.
Dizüstü kol-bacak uzatma (Bird-dog): Pilates repertuarından bu hareket dört ayak pozisyonunda bir kolu ve karşı bacağı geriye doğru uzatarak yapılır. Omurga stabilitesini artırır, sırt ve kalça kaslarını güçlendirir ve dengenizi geliştirir. Karın kaslarını güvenli bir şekilde devreye alarak core gücünü artırır ancak aşırı zorlamaz. İlk trimesterde güvenli olup özellikle yeni başlayanlar için uygun bir güçlendirme egzersizidir.
Nefes ve gevşeme çalışmaları: İlk trimester, zihinsel olarak değişimlerin yoğun hissedildiği bir dönem olabilir. Bu süreçte yoga nidra (yogik gevşeme) ya da basit meditasyon ve nefes teknikleri (pranayama) uygulamak stresinizi azaltıp uyku kalitenizi artırabilir. Diyafragmatik nefes çalışmaları, vücudunuza ve bebeğe giden oksijeni artırırken zihnen rahatlama sağlar. Özellikle kendinizi yorgun hissettiğiniz günlerde aktif egzersiz yerine nefes egzersizleri ve hafif gerinme hareketleri yapmak da faydalıdır.
Kaçınılması Gereken Egzersizler: Birinci trimesterde vücudunuzda henüz belirgin bir ağırlık ve denge değişimi olmasa da bazı hareketlerden kaçınmalısınız. Yeni başlayan biriyseniz özellikle aşağıdaki durumlardan uzak durmak güvenliğiniz için önemlidir:
Aşırı geriye eğilmeler ve derin sırt esnetmeleri: Köprü duruşu gibi yoğun backbend (geriye bükülme) pozisyonları ilk trimesterde önerilmez. Bu tür pozlar karın bölgesini aşırı gerebilir ve tansiyon dengesizliklerine yol açabilir. Yoğun backbend, derin twist (bükülme) ve ileri eğilmelerden kaçının.
Karın bölgesine aşırı yük bindiren hareketler: Klasik mekik (sit-up), çift bacak kaldırma veya güçlü “crunch” tarzı pilates egzersizleri gibi karın kaslarını güçlü şekilde sıkıştıran hareketlerden bu dönemde uzak durun. İlk aylarda abartılı karın egzersizleri yapmak, ileride diyastazis rekti (karın kaslarının ayrılması) riskini artırabilir. Bunun yerine karın kaslarını içten içe çalıştıran hafif core stabilizasyon hareketlerini tercih edin.
Basınç ve darbe yaratan hareketler: Zıplama, sıçrama veya ani yön değiştirmeler gerektiren aerobik hareketleri birinci trimesterde yapmak sakıncalı olabilir. Atlama, zıplama, koşma gibi yüksek darbeli aktivitelerden özellikle yeni başlıyorsanız kaçının. Ani hareketler kalp atışınızı aniden yükseltip nefes darlığına neden olabilir.
Ters duruşlar (İnversiyonlar): Tecrübeniz yoksa kafa üstü duruş, el duruşu gibi ters duruşlardan kaçınmalısınız. Bu pozisyonlar kan basıncını dalgalandırabilir ve düşme tehlikesi yaratır. Eğer yoga pratiğinizde çok deneyimliyseniz ve doktorunuz onay verdiyse, sadece uzman gözetiminde ters duruş yapmanız uygun olabilir.
Aşırı sıcak ortamlardaki egzersizler: Hamileliğin ilk döneminde vücut sıcaklığını yüksek seviyelere çıkarmak riskli olabilir. Hot yoga veya sıcak ortamlarda pilates yapmaktan kaçının. Aşırı ısınma, özellikle ilk trimesterde, bebeğin gelişimi için risk oluşturabilir. Egzersiz sırasında serin kalmaya, sık sık su içmeye ve kendinizi çok ısıtmamaya özen gösterin.
Not: İlk trimesterde vücudunuzun sinyallerine dikkat edin. Egzersiz yaparken olağandışı bir vajinal kanama, baş dönmesi, bayılma hissi, aşırı halsizlik, göğüs ağrısı veya şiddetli kramp hissederseniz egzersizi hemen bırakıp doktorunuza başvurun. Bu belirtiler, altta yatan bir sorunun habercisi olabilir. Unutmayın, hamilelikte egzersizin amacı kendinizi iyi hissetmek ve sağlığınızı desteklemektir; kendinizi zorlamak değil.
İkinci Trimesterde (14-26 Hafta) Yoga ve Pilates Egzersizleri
İkinci trimester genellikle hamileliğin en konforlu dönemi olarak bilinir. Bu dönemde enerjiniz genellikle artar, bulantılar azalır ve vücut ilk döneme göre egzersize daha toleranslı hale gelir. Bununla birlikte, büyüyen karnınızla birlikte vücut ağırlık merkeziniz değişmeye başlar ve eklemlerde gevşeme artar (hormon relaksin etkisiyle). Dolayısıyla ikinci trimesterde egzersiz yaparken denge ve duruşa ekstra dikkat etmek, ayrıca bazı pozisyonlarda modifikasyon yapmak gerekir. Aşağıda ikinci üç aylık dönem için uygun görülen ve sakıncalı olabilecek egzersizlerin listesi bulunmaktadır:
Önerilen (Güvenli) Egzersizler: İkinci trimesterde, ilk döneme kıyasla egzersiz yoğunluğunuzu biraz artırmanız mümkündür ancak modifiye edilmiş hareketler tercih edilmelidir. Karnınız büyüdükçe bazı yoga pozlarını ve pilates egzersizlerini uyarlayarak yapabilirsiniz:
Kelebek pozisyonu (Baddha Konasana): Yerde bağdaş kurup ayak tabanlarını birleştirerek yapılan bu “kelebek” duruşu, kan dolaşımını artırır, kalça ve iç bacakları esneterek doğuma hazırlık sağlar. Bu poza ikinci trimesterde ısınma ve esneme amaçlı yer verebilirsiniz. Sırtınızı dik tutun ve gerekiyorsa kalçanızın altına yastık koyarak bele binen yükü azaltın. Bu duruş, pelvis bölgesine esneklik kazandırarak doğumda ihtiyaç duyacağınız açılmaya yardımcı olabilir.
Çocuk pozu (Balasana): Dizler hafifçe ayrılarak topukların üzerine oturulan ve kolların öne uzatıldığı dinlenme pozudur. Omuz, göğüs ve bel bölgesini nazikçe esnetir, omurgayı ve kalçaları gevşetir. İkinci trimesterde karın büyüdüğü için dizleri normalden daha fazla açarak bebeğe yer yaratmak gerekebilir. Karnınız sıkışmadan, alnınızı bir yastığa dayayarak birkaç derin nefes alın; bu poz zihnen sakinleşmeyi de sağlar.
Üçgen duruşu (Trikonasana): Ayakta yapılan bu temel duruş, bacaklar açıkken yana doğru eğilerek uygulanır. Bacakları ve gövdeyi güçlendirir, vücuda enerji verir ve bel-boyun bölgesindeki gerginliği azaltır. İkinci trimesterde üçgen pozunu yaparken dengenizi korumak için duvara yakın durabilir veya elinizi bir bloğa koyabilirsiniz. Bu hareket, değişen denge merkezine rağmen vücut stabilitesini korumanıza yardımcı olur.
Duvara destekli squat: Sırtınızı duvara dayayıp, ayaklarınızı omuz genişliğinde öne alarak yaptığınız yarım çömelme hareketi, bacak ve kalça kaslarını güçlendirir ve doğum için gereken bacak kuvvetini artırır. İkinci trimesterde derin squat yerine duvar destekli yarım squat yapmak, pelvise fazla yük bindirmeden güç kazanmanızı sağlar. Bu hareket aynı zamanda dolaşımı iyileştirerek ödemlerin azalmasına da yardımcı olabilir.
Kol ve sırt güçlendirme egzersizleri: Büyüyen göğüsler ve karın nedeniyle postür değişikliklerini dengelemek için ikinci trimesterde sırt ve kol kaslarını çalıştırmak faydalıdır. Hafif ağırlıklarla veya direnç bantlarıyla yapılan ayakta biceps/triceps hareketleri, duvara şınav ya da direnç bandıyla kürek çekme egzersizleri sırtınızı kuvvetlendirip duruşunuzu iyileştirir. Bu sayede ilerleyen aylarda ortaya çıkabilecek sırt ağrılarını azaltabilirsiniz. Özellikle pilates egzersizlerindeki “row” (kürek) ve “arm circle” gibi hareketler, omuz ve sırt bölgesini güvenli şekilde çalıştırmak için idealdir.
Kaçınılması Gereken Egzersizler: İkinci trimesterde rahminiz büyüdüğü için bazı pozisyonlar ve egzersizler riskli hale gelir. Aşağıdaki hareket ve durumlardan kaçınmaya özen gösterin:
Sırtüstü (supin) pozisyonda uzun süreli egzersiz: İkinci trimesterle birlikte rahmin ağırlığı büyük damarlara baskı yapacak seviyeye ulaşır. Özellikle 16-20. haftalardan itibaren sırtüstü düz yatmak, ana toplardamara (vena cava) baskı yaparak kan akışını azaltabilir ve tansiyon düşüklüğü ile baş dönmesine yol açabilir. Bu nedenle yere sırtüstü uzanmayı gerektiren egzersizlerden kaçının veya gerekli durumlarda altında yastık-destek kullanarak yarı yatay pozisyonda egzersiz yapın. Örneğin pilatesin klasik “Hundred” (yüz) egzersizi veya düz mekikler bu nedenle ikinci trimesterden itibaren önerilmez.
Sağ yana yatış pozisyonu: Uzun süre sağ taraf üzerine yatmak da vena cava basısına neden olabileceğinden önerilmez. Özellikle dinlenme ve gevşeme için sol yana yatarak pozisyonlanmak daha güvenlidir. Yoga derslerinin sonunda yapılan derin gevşeme pozunu (Savasana) ikinci trimesterde sırt üstü değil, sol yanınıza yatarak yapmalısınız.
Yoğun core (merkez bölge) egzersizleri: Karın kaslarını çok zorlayan plank varyasyonları, çift bacak kaldırma, gelişigüzel yapılan pilates crunch hareketleri ikinci trimesterde uygun değildir. Bu dönemde rektus abdominis (karın önü) kasını kuvvetlendirmeye yönelik ağır egzersizlerden uzak durulmalıdır çünkü karın büyüdükçe bu kaslar doğal olarak gerilir ve zorlanır. Karın kaslarını çalıştırmak yerine, transvers abdominis gibi derin karın kaslarına odaklanan nefesle entegre egzersizler yapın ve pelvik tabanı güçlendirmeye öncelik verin.
İç bacakları zorlayan hareketler: İkinci trimesterde hormonlar nedeniyle pelvisteki bağlar gevşer, hatta bazı kadınlarda pubik bölgede ayrışma (simfizis pubis ağrısı) görülebilir. Bu yüzden yoğun iç bacak (adduktor) çalışmaları veya çok geniş bacak açısı gerektiren egzersizlerden kaçının. Örneğin makineyle yapılan iç bacak sıkıştırma hareketleri ya da çok geniş açılı hamleler (lunges) bu dönemde önerilmez. Aşırı zorlanan iç bacak kasları, pelviste dengesizliğe ve ağrıya yol açabilir.
Dengeyi zorlayan duruşlar: Büyüyen karnınız denge merkezini öne kaydırdığı için düşme riski yaratabilecek hareketlerden kaçınmalısınız. Tek ayak üzerinde uzun süre durmak, ani yön değiştirmeler veya dengenizi kaybetme riski olan yoga duruşları (örneğin ileri seviye savaşçı pozları veya tek ayaklı denge pozları) dikkat ister. Eğer bu tip duruşları yapıyorsanız mutlaka duvar veya sandalye desteği kullanın ve gerekirse daha basit varyasyonlara geçin. İkinci trimesterde ani hareket içeren yüksek tempolu fitness derslerinden de (örneğin step aerobik) uzak durmak düşme riskini azaltır.
Aşırı esneme ve esnekliği zorlayan hareketler: Relaksin hormonu sayesinde eklemleriniz daha fazla esniyor olabilir. Bu, yaralanma riskini de beraberinde getirir. Normalde yapamadığınız kadar derin esneme pozlarına girmek (örneğin tam bacak açma, aşırı gerilme gerektiren yoga pozları) bağ dokularınızı gereğinden fazla zorlayabilir. İkinci trimesterde esneklik artsa da limitlerinizi zorlamayın; rahat hissettiğiniz noktada kalın ve ani esnemelerden kaçının.

Üçüncü Trimesterde (27-40. Hafta) Yoga ve Pilates Egzersizleri
Üçüncü trimesterde karnınız iyice büyümüş, kilonuz artmış ve vücudunuz doğuma hazırlık sürecine girmiştir. Bu dönemde egzersiz yaparken kendinizi mümkün olduğunca rahat ettirmek ve aşırı yormamak birinci öncelik olmalıdır. Nefes darlığı yaşamamak için tempoyu düşürmek, daha sık dinlenmek ve vücudunuzu destekleyen aksesuarlar kullanmak (yastık, minder, pilates topu gibi) faydalıdır. Üçüncü trimesterde amaç, hareketliliğinizi korumak, doğum için güç toplamak ve mümkünse ağrıları azaltmaktır. Aşağıda son trimester için uygun egzersiz önerileri ve kaçınmanız gereken noktalar yer alıyor:
Önerilen (Güvenli) Egzersizler: Üçüncü trimesterde yapacağınız yoga ve pilates egzersizleri çoğunlukla destekli, yavaş ve nazik hareketler olmalıdır. Vücudunuzu fazla yormadan formda kalmak ve doğuma hazırlanmak için şu egzersizleri uygulayabilirsiniz:
Savaşçı II pozu (Virabhadrasana II): Bacaklarınızı güçlendiren ve kalçayı açan bu klasik duruş, doğru yapıldığında tüm vücudu çalıştırır, dolaşımı hızlandırır ve bel-boyun ağrılarını hafifletir. Üçüncü trimesterde Savaşçı II yaparken dengenizi korumak için yanınıza bir sandalye alabilir ya da duvar kenarında durabilirsiniz. Ön dizinizi aşırı bükmeden, gerekirse arka ayağınızı biraz yana açarak dengeyi sağlamanız önerilir. Bu poz, büyüyen karnınıza rağmen merkezî dengeyi bulmanıza ve bacaklarınıza güç kazandırmanıza yardımcı olur.
Destekli çömelme (Malasana) ve yarı çömelme hareketleri: Derin squat (tam çömelme) pozisyonu pelvisi açtığı için doğum hazırlığında faydalı olabilir, ancak üçüncü trimesterde bu poz herkes için uygun olmayabilir. Eğer doktorunuz sakınca görmüyorsa ve kendinizi iyi hissediyorsanız, Malasana (çömelme) pozunu destekle uygulayabilirsiniz. Kalçanızın altına bir blok/yastık koyarak veya duvar kenarında ellerinizi destek alarak çömelmek, kalça ve perine bölgesini esnetir. Bu hareket bağırsakların sıkışmasını da engelleyerek sindirime iyi gelir. Ancak pelvis tabanı ya da rahim sarkması riski olanlar veya bu pozda ağrı hissedenler için tam çömelme önerilmez. Alternatif olarak, yarım çömelme egzersizleri (örneğin sandalyeden destek alarak yarıya kadar oturup kalkmak) tercih edilebilir.
Rahat oturuş ve pelvik tiltler: Üçüncü trimesterde “sukhasana” denen bağdaş kurarak rahat oturma pozisyonunda vakit geçirmek, kalçalarınızı ve kasıklarınızı açar, omurganızı dik tutmayı teşvik eder. Bu pozisyonda omuzları geride tutup derin nefes alarak birkaç dakika oturmak bile duruşunuza iyi gelir. Ayrıca sırt üstü yatmadan, duvara dayanarak ya da pilates topuna oturarak yapılabilecek pelvik tilt (pelvisi öne-arkaya eğme) egzersizleri bel ağrısını azaltır ve bebeğin doğum pozisyonuna girmesine yardımcı olabilir. Bu hareketler, omurgadaki basıyı hafifleterek anne adayına rahatlama sağlar.
Sol yan yatış pozisyonunda gevşeme (Parsva Savasana): Üçüncü trimesterde sırtüstü uzanmak yerine sol yanınıza yatarak dinlenmek en güvenli ve rahat seçenektir. Yan yatış pozisyonunda, dizlerinizin arasına ve başınızın altına yastık koyarak 10-15 dakika derin nefeslerle gevşeyebilirsiniz. Bu poz, yorulan vücudunuzu dinlendirir, şiş ayak bileklerinin inmesine yardımcı olur ve kan dolaşımını rahatlatır. Yoga derslerinin sonunda yapılan bu derin gevşeme, uyku kalitenizi de artırabilir.
Pelvik taban (Kegel) egzersizleri: Son trimesterde pelvik taban kaslarını güçlendirmek ve aynı zamanda kontrol etmeyi öğrenmek çok önemlidir. Kegel egzersizleri olarak bilinen, idrarı tutar gibi pelvik taban kaslarını sıkıp bırakma hareketlerini düzenli yapın. Bu egzersizler, doğum esnasında itme gücünüzü artırabilir ve doğum sonrası idrar kaçırma riskini azaltabilir. Üçüncü trimesterde günde birkaç kez, farklı pozisyonlarda (otururken, yan yatarken) Kegel egzersizi uygulamak pelvik taban sağlığınıza katkı sağlayacaktır. Ayrıca pelvik tabanı kasıp gevşetme (ör. “reverse Kegel” olarak da bilinen kontrollü gevşeme) pratiği, doğum anında gevşemeyi öğrenmek açısından faydalıdır.
Kaçınılması Gereken Egzersizler: Son trimesterde vücudunuz çok değiştiği için bazı hareketleri tamamen bırakma zamanı gelmiştir. Aşağıdaki egzersiz ve durumlardan üçüncü trimesterde kaçınmanız önerilir:
Yüzüstü (prone) pozisyonlar: Karnınızın büyüklüğü nedeniyle yüzüstü yatmanız artık mümkün olmayacaktır. Karın üzerine baskı yapan hiçbir egzersizi bu dönemde yapmayın. Örneğin pilatesteki “yüzüstü yüzme (swimming)” hareketi veya karın üstü yapılan süpermen egzersizleri üçüncü trimesterde kesinlikle yapılmamalıdır. Yüzüstü pozisyon yerine, aynı kas gruplarını çalıştırmak için emniyetli alternatifler (dört ayak pozisyonu veya yan plank gibi) kullanın.
Tüm güçlü abdominal egzersizler: İkinci trimesterden itibaren kademeli olarak azalttığınız karın egzersizlerini, üçüncü trimesterde tamamen bırakmalısınız. Artık “double leg lift” gibi nispeten güvenli kabul edilen bazı hareketler dahi yapılmamalıdır. Diyastaz riskini artırmamak ve bebeğe baskı oluşturmamak için mekik, plank, çapraz mekik, kalça yükseltme gibi doğrudan karın kaslarına yönelik hareketleri yapmayın. Karın bölgesini çalıştırmak yerine nefes egzersizleriyle core bağlantısını korumaya odaklanın.
Denge gerektiren ileri seviye pozlar (Arm balance ve inversiyonlar): Üçüncü trimesterde artık gelişmiş denge hareketlerinden tamamen kaçınılmalıdır. Kol dengesi gerektiren yoga pozları (örneğin el dengesi, baş aşağı duruşlar veya “crow/bakâsana” gibi pozlar) bu dönemde risklidir. Hem düşme tehlikesi barındırır hem de aşırı efor gerektirir. Aynı şekilde daha önce yapabiliyor olsanız bile bu trimesterde ters duruşlara girmemek en doğrusudur. Vücudunuzu ters çevirmek baş dönmesi ve kan dolaşımı sorunlarına yol açabileceği gibi, ağırlık dengenizi de kontrol etmeyi zorlaştırır.
Yoğun çömelme ve basınç pozları: Eğer doktorunuz özel olarak önermediyse, derin squat (tam çömelme) gibi pelvis tabanına güçlü basınç bindiren pozlardan kaçının. Özellikle bebeğin başı iyice aşağıdaysa veya daha önce rahim ağzında kısalma (servikal yetmezlik) yaşamışsanız, derin çömelme erken doğum kasılmalarını tetikleyebilir. Aynı şekilde uzun süre ayakta sabit durmayı gerektiren egzersizler de (örneğin uzun süre sabit duruşta kalma) üçüncü trimesterde önerilmez, çünkü bacaklarda kan birikmesine ve tansiyon düşüklüğüne neden olabilir.
Yüksek tempolu ve temas gerektiren sporlar: Gebeliğin hiçbir döneminde önerilmeyen kontakt sporlar (ör. basketbol, futbol), düşme/çarpma riski yüksek aktiviteler (kayak, binicilik, tırmanma) gibi sporlardan üçüncü trimesterde kesinlikle uzak durmalısınız. Karnınız büyüdükçe hareket kabiliyetiniz azalır ve yaralanma riski artar. Özellikle üçüncü trimesterde ani hareketli egzersizler yerine yavaş yoga akışları, yüzme veya yürüyüş gibi güvenli seçeneklere bağlı kalın.
Son trimesterde de vücudunuzu dinlemeyi ihmal etmeyin. Şiddetli nefes darlığı, göğüs ağrısı, rahimde düzenli ağrılı kasılmalar, vajinal kanama veya su gelmesi gibi uyarı işaretleri ortaya çıkarsa egzersizi hemen bırakıp sağlık kuruluşuna başvurun. Bu dönemde egzersiz, doğuma hazırlayıcı ve rahatlatıcı olmalıdır; kendinizi yarışta gibi zorlamayın. Her gün küçük de olsa bir hareket yapmak (örneğin 20 dakikalık hafif bir yürüyüş veya esneme) kan dolaşımınızı canlı tutacak ve kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olacaktır.
Egzersiz Yapılmaması Gereken Durumlar ve Genel Uyarılar
Her ne kadar hamilelikte düzenli egzersiz genellikle önerilse de bazı tıbbi durumlarda egzersizden tamamen kaçınmak veya doktor kontrolünde sınırlı yapmak gerekebilir. Aşağıdaki durumlar söz konusuysa, egzersiz programınıza başlamadan önce doktorunuzla görüşmeniz ve muhtemelen egzersizi kısıtlamanız gerekir:
Plasenta Previa: Plasentanın rahim ağzını kapattığı plasenta previa durumunda, özellikle 26-28. haftalardan sonra egzersiz önerilmez. Bu durum, egzersiz sırasında kanama riskini artırabilir.
Servikal yetmezlik veya erken doğum riski: Rahim ağzı yetmezliği (servikal yetmezlik) tanısı aldıysanız veya serklaj (rahim ağzı dikişi) uygulandıysa, ağır egzersizden kaçının. Yine, daha önce erken doğum yapmışsanız ya da doktorunuz erken doğum tehdidinden dolayı sizi uyardıysa egzersizi sınırlandırmanız gerekebilir.
İkinci veya üçüncü trimesterde vajinal kanama: Hamileliğin orta ve geç dönemlerinde açıklanamayan vajinal kanama varsa egzersiz yapmamalısınız. Bu, altta yatan bir soruna işaret edebileceğinden öncelikle tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.
Su gelmesi (amniyotik sıvı kaçağı) veya erken membran rüptürü: Eğer suyunuz erken geldiyse veya amniyon sıvısında sızıntı varsa egzersiz kesinlikle yapılmamalıdır. Bu durumda doktorunuz doğuma kadar istirahat önerebilir.
Çoğul gebelikler ve diğer komplikasyonlar: İkiz veya üçüz gebeliklerde özellikle ilerleyen haftalarda egzersiz kapasitesi kısıtlanabilir. Ayrıca preeklampsi (gebelik zehirlenmesi), şiddetli anemi (ağır kansızlık), kontrolsüz hipertansiyon veya kalp hastalığı gibi annenin sağlığını tehdit eden durumlarda egzersiz kontrendikedir (sakıncalıdır). Bu gibi durumlarda doktor genellikle istirahat ve tıbbi tedaviye öncelik verir.
Düşük ve erken doğum öyküsü: Daha önce tekrarlayan düşük yaşamış veya erken doğum yapmış annelerin yeni gebeliklerinde, doktorları uygun görmedikçe, yoğun egzersizden kaçınmaları istenir. Bu gibi yüksek riskli gebeliklerde yürüyüş gibi hafif aktiviteler genelde güvenli kabul edilse de, her türlü egzersiz adımı doktor kontrolünde atılmalıdır.
Genel olarak, hamilelikte egzersiz yaparken vücudunuzun gönderdiği sinyallere kulak vermek en önemli kuraldır. Ağrı, kanama, aşırı nefes darlığı, çarpıntı, baş dönmesi hissettiğiniz an durun ve dinlenin. Egzersiz asla kendinizi kötü hissettirmemelidir. Ayrıca egzersiz öncesi ve sırasında bol su içmeyi, uygun şekilde ısınmayı ve sonrasında soğuma-germe yapmayı ihmal etmeyin. Hamilelikte artan gevşeme hormonları nedeniyle eklemleriniz normalden daha esnek olacağından, ani ve zorlayıcı hareketlerden kaçının ve destek ekipmanları kullanmaktan çekinmeyin (örneğin, denge için duvar kenarı, yastık, pilates topu kullanımı).
Unutmayın, her hamilelik özeldir. Sizin için en doğru egzersiz programını, doktorunuzun ve mümkünse prenatal egzersiz eğitmeninizin yönlendirmesiyle belirleyin. Düzenli ve doğru yapılan yoga ve pilates egzersizleri, hamilelik sürecinizi daha sağlıklı ve konforlu geçirmenize katkı sağlar. Araştırmalar, prenatal yoga ve benzeri egzersizlerin anksiyete ve uyku problemlerini azalttığını, enerji düzeyini yükselttiğini göstermektedir. Hatta düzenli egzersiz yapan anne adaylarının bebeklerinin doğum ağırlığı daha sağlıklı aralıkta olmakta, normal doğum şansı artmakta ve doğum süreçleri kısalabilmektedir. Tüm bu kazanımlar için kendi bedeninizi fazla zorlamadan, keyif alarak hareket etmeye özen gösterin.
Sonuç olarak, hamileliğin her trimesterinde yapılabilecek güvenli yoga ve pilates egzersizleri mevcuttur. İlk trimesterde daha hafif ve dikkatli başlayıp, ikinci trimesterde enerji artışıyla birlikte modifiye edilmiş güçlendirme hareketlerine yönelebilir, üçüncü trimesterde ise tempo düşürüp gevşeme ve doğuma hazırlık odaklı egzersizlere geçebilirsiniz. Hangi dönemde olursanız olun, önceliğiniz güvenlik olmalı, vücudunuzu dinleyerek ve tıbbi önerilere uyarak egzersizin tadını çıkarmalısınız. Bu sayede hem siz hem de bebeğiniz için daha sağlıklı, rahat ve keyifli bir hamilelik deneyimi yaşayabilirsiniz.




Yorumlar